Hastalıklar

adminMart 3, 2018
at-gribi-nedir.jpg

2min3830

Kuş gribi, domuz gribi derken şimdide sağlığımızı tehdit eden yeni bir gribal enfeksiyonla karşı karşıyayız. Equine Influenzada denilen at gribi, Avrupa’nın bazı ülkelerinde meydana geldiği için ülkemizde de at gribine…

Kuş gribi, domuz gribi derken şimdide sağlığımızı tehdit eden yeni bir gribal enfeksiyonla karşı karşıyayız. Equine Influenzada denilen at gribi, Avrupa’nın bazı ülkelerinde meydana geldiği için ülkemizde de at gribine karşı uyarılar yapılarak önlemler alınmaktadır. Türkiye Binicilik Federasyonu bu konuda ciddi bir uyarıda bulanarak tespit edilen at gribine karşı dikkatli olunmasını önermektedir.

Türkiye Binicilik Federasyonu klüplere, ithal edilen atların alınmadan önce veteriner hekimler tarafından muayene edilmesini ve aşı yapılmasını söyledi. Genel sağlık muayenesinden geçmeyen ve aşı kayıt kontrolü yapılmayan atların tehdit saçabileceğine dikkat çekti.

Atlarda ortaya çıkan yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı ve iştah kaybı gibi şikayetler at gribini işaret etmektedir. Bu şikayetler ortaya çıktığı gibi vakit kaybetmeden veterinerler tarafından müdahale edilmesi gerekir.

Kuş gribi ile benzerlik taşıyan at gribi, sivrisinekler aracılığı ile bulaşmaktadır. Virüsün attan ata geçme ihtimali yoktur, ancak sivrisinekler tarafından sokulan atların kanına ya da yiyeceklerine virüsün karışması durumunda at gribi ortaya çıkar. Atlar için ölüm sebebi olan at gribi nadirde olsa insanlara bulaşmakta ve ölümlerine neden olmaktadır.

At gribi nedir?


adminMart 3, 2018
kuru-oksuruk-nedir-kuru-oksurugun-sebepleri-ve-tedavisi.jpg

7min3740

Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkar öksürük.  Solunum yolları mukozasının uyarılmasından doğan vede  solunum yollarını tıkanıklıklardan ve yabancı maddelerden koruyan bir savunma…

Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkar öksürük.  Solunum yolları mukozasının uyarılmasından doğan vede  solunum yollarını tıkanıklıklardan ve yabancı maddelerden koruyan bir savunma refleksi. İnsan kendi isteğiyle de öksürebilir ancak önemli olan istek dışı olarak husûle gelen öksürüktür. Bu makalemizde öksürük nedenlerine vede tedavisine deyiniyoruz…

Öksürük nedir, öksürük ne demek, öksürük tedavisi, öksürük nasıl geçer gibi soruların cevaplarını yazının devamında bulabilirsiniz…
Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen birrahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 gruptatoplanır. Solunum yolları mukozasının uyarılmasından doğan ve solunum yollarını tıkanıklıklardan ve yabancı maddelerden koruyan bir savunma refleksi. Öksürük için söylenen; “akciğerlerin bekçi köpeğidir” tâbiri meşhûrdur. İnsan kendi isteğiyle de öksürebilir ancak önemli olan istek dışı olarak husûle gelen öksürüktür. Öksürük derin bir soluk almayı tâkiben gırtlak girişinin (glottisin) kapanması ve daha sonra gürültüyle açılarak havanın ve bu arada yabancı maddelerin dışarı atılmasıdır. Öksürük 9. ve 10. kafa sinirlerinin uçlarının uyarılması sonucunda ortaya çıkar. Refleksin başlangıcı, yutak, gırtlak, kulak, soluk borusu, bronşlar ve akciğer zarından kaynaklanabilir.

Küçük bronşlara doğru gidildikçe öksürük refleksinin duyarlığı azalır. Öksürükte üç ayrı faz sözkonusudur, ilk faz süratli ve derin bir nefes alma ile karakterlenir, bu fazın sonunda glottis kapanır. İkinci fazda glottis kapalı olduğu hâlde yapılan zorlu bir hava verme hareketi vardır. Bu arada soluk borusu ve akciğerlerin diğer kısımlarındaki havanın basıncı artar. Üçüncü ve son faz glottisin birden açılıp basınçlı havanın özel bir ses çıkararak dışarı atılması ile vukû bulur. Öksürük sırasında küçük bronşlardan geçen havanın sâniyede 0,5-2 metre, glottisten geçen havanın ise sâniyede 50-120 metre hızla hareket ettiği tespit edilmiştir. Bu rakamlar öksürük sırasında yabancı cisimlerin ve balgam parçalarının ne büyük bir kuvvetle atıldığını göstermeye kâfidir. Diyafram kasının öksürüğün her üç fazında da kasıldığı gösterilmiştir. Bronşlarda biriken balgamın ağıza kadar gelmesi için genellikle birden fazla öksürük hareketine ihtiyaç vardır.

Böylece salgılar ağıza kadar kademe kademe getirilmiş olur. Solunum kasları zayıf veya solunum merkezi çeşitli sebeplerle baskılanmış olursa öksürük hafif ve tesirsiz olabilir. Zatülcenp gibi hastalıklarda öksürmek ağrıyı arttıracağından irâdî olarak kişi öksürüğünü tutabilir. Öksürüğün karakteri, nefes borusu ve bronş mukozasının durumuna göre değişir. Yutak ve üst solunum yollarının iltihabî durumlarında kuru ve sık tekrarlayan bir tahriş öksürüğü söz konusudur. Öksürük, bâdemciklerin şişerek yutak yolunu tıkadığı vakalarda kalın, kaba ve biraz da boğuktur. Balgamlı öksürüklere yaş, balgamsız öksürüklere de kuru öksürük denmektedir. Üst solunum yollarının iyi huylu hastalıkları durmak bilmeyen inatçı bir öksürüğü meydana getirdikleri halde, alveollerin hastalıklarında bâzan çok az öksürük olur. Bâzı veremli hastalar o kadar az öksürürler ki, sorulduğunda hiç öksürmediklerini söylerler. Kentöz öksürük denen tip arka arkaya gelir ve düdük sesi gibi bir ses çıkarak derin bir nefes alınır. Bu tip öksürük boğmaca hastalığının kendine has öksürüğüdür.

Solunum yollarında öksürük refleksine yol açan uyarı, iltihâbî, mekanik, kimyâsal veya ısı karakterli olabilir. Bu cümleden olarak öksürüğe yol açan olayların çok çeşitli olduğu anlaşılır. Akciğer kanserinden tozlu havada kalmaya, zatürreden gribe kadar birçok durum öksürükle beraberdir. Öksürüğü bir hastalık olarak değil, bir hastalığın habercisi olarak kabul etmek gerekir. Dolayısıyla öksürüğün tedâvisi öksürük kesici ilâçlarla değil altta yatan hastalık veya sebebinin tedâvisiyle olmalıdır. Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Kuru öksürük nedir? Kuru öksürüğün sebepleri ve tedavisi


adminMart 3, 2018
grip-belirtileri-nelerdir.jpg

3min3730

Üst solunum yolu hastalıklarından olan grip, soğuk algınlığına nazaran daha ağır seyirler göstererek aniden ortaya çıkarak yaşattığı mütenevvi sıkıntılar ile günlük aktivitelerimizi etkilemektedir. Özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde grip sık…

Üst solunum yolu hastalıklarından olan grip, soğuk algınlığına nazaran daha ağır seyirler göstererek aniden ortaya çıkarak yaşattığı mütenevvi sıkıntılar ile günlük aktivitelerimizi etkilemektedir. Özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde grip sık sık husule gelen bir rahatsızlık olduğu için, kendimizi grip olmaktan korumalı, sağlıklı ve vitamin bakımından zengin beslenmeye özen göstermeliyiz. Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarına giderek grip ve grip belirtilerinden kendimizi korumalı ve sağlıklı bir şekilde hem günlük aktivitelerimizi yerine getirmeli hem de yaşamımıza devam etmeliyiz.

Gribin belirtileri

Grip çeşitli sıkıntılarla birden ortaya çıkar. Gribin en tipik belirtileri ise aniden husule gelen baş ağrılarıdır. İlk olarak baş ağrısı ile kendini belli eden grip, zamanla kuru öksürük, üşüme ve titreme gibi şikayetler yaşamamıza da sebebiyet verecektir. Gribin en zor belirtisi ise boğaz ağrısıdır. Boğaz ağrısı hem konuşmamızı hem de yemek yememizi engeller. Bu sebeple sürekli sıvı gıdalar tüketmek zorunda kalırız. Grip aynı zamanda yüksek ateş ve halsizliğe de yol açmaktadır.

Kas ve eklem ağrıları da grip belirtileri arasındadır. Aynı zamanda sırt ve bacaklarda da ağrı ve sancılar husule gelmekte ve ilerlediği zaman hastayı yatağa düşürecek kadar güçsüz yapmaktadır. Halsizlik ve bitkinlik günlerce veya haftalarca sürebilir.

Grip belirtileri nelerdir?


adminMart 3, 2018
grip-kac-gunde-gecer.jpg

3min3730

Üşüme ve titreme ile başlayan, ateşlenme ile devam eden, vücutta genel bir kırıklık yaratan grip hastalığı, baş ağrısı, vücut ve kas ağrısı, öksürük, boğazda yanma ve kimi zamanda karın ağrısı…

Üşüme ve titreme ile başlayan, ateşlenme ile devam eden, vücutta genel bir kırıklık yaratan grip hastalığı, baş ağrısı, vücut ve kas ağrısı, öksürük, boğazda yanma ve kimi zamanda karın ağrısı gibi belirtilerde devam eder. Grip hastalığı kaç günde geçer, gribin kısa sürede geçmesi için ne yapılmalı uzman doktorlarımız sizler için açıkladılar ve bizde makalemizde grip kaç günde geçer sorusunun yanıtını sizlerle paylaştık.

grip-kac-gunde-geciyor

Grip kaç günde geçiyor?

Grip hastası kaç günde iyileşir?

Grip hastalığına neden olan virüsün vücuttan atılması için gerekli tedavi yöntemleri uygulanmaya başlarsa, grip 2-5 gün içinde gerileme gösterecek ve tamamen ortalama bir hafta içinde geçecektir. Ancak bazı vakalarda nadiren 2 hafta sürdüğü de görülebilmektedir. Gribin kısa sürede geçmesini sağlamak için yapmanız gerekenler; bol bol istirahat etmek, bol sıvı tüketmek, meyve ve sebze ağırlıklı beslenmektir.

Yaşam alanlarının sabahın erken saatlerde havalandırılması, hijyene özellikle de el hijyenine dikkat edilmesi ve doktor tavsiyesi ile ilaç kullanılması gribin geçmesini sağlar. Gribin en kısa zamanda geçmesi için bitki çayları da içilebilir.

Griple birlikte başka bir sorun yoksa bu hastalıktan en geç bir hafta içinde kurtulacaksınız demektir. Bir haftada geçmeyen grip hastalığında uzman yardımı almak gerekiyor. grip tedavisinde antibiyotiklerin yeri bulunmamaktadır; ancak bazı ciddi vakalarda uzman tavsiyesi ile antibiyotik ilaç kullanılır.

Grip kaç günde geçer?


adminMart 3, 2018
uzun-suren-grip-nasil-gecer.jpg

4min2960

Gribal enfeksiyonlar kış mevsimi geldiği zaman kapımıza dayanmakta ve bizleri hasta ederek hem günlük hayatımızda ki aktivitelerimiz engellemekte, hem okula gitmemize mani olmakta hem de iş yerimizde performans düşüklüğü yaratmaktadır….

Gribal enfeksiyonlar kış mevsimi geldiği zaman kapımıza dayanmakta ve bizleri hasta ederek hem günlük hayatımızda ki aktivitelerimiz engellemekte, hem okula gitmemize mani olmakta hem de iş yerimizde performans düşüklüğü yaratmaktadır. Genellikle grip hastalığı 2-5 gün içinde gerileme gösterir, tamamen geçmesi bazen bir haftayı ve nadiren de iki haftayı bulur lakin uzun sürdüğü vakalara da rastlamak mümkündür. Bu tür durumlarda yani gribin uzun sürdüğü durumlarda grip geçse bile, gribin neden olduğu öksürük, aksırık, boğaz ağrısı, zaman zaman baş ağrıları yaklaşık 1 ay kadar bile sürebilir. Peki böyle bir durumda ne yapmak gerekiyor, uzmanlar uzun süren grip tedavisi için ne öneriyor?

Uzun süren gribin tedavisi

uzun-suren-grip-tedavisi

Uzun süren grip tedavisi

Kış mevsiminde bir hayli sık rastlanır bir sorun olan grip, uzun sürdüğü zaman doğru bir şekilde hastanın tedavi edilmesi gerekir. Aksi takdirde uzun süre grip zatüree hastalığına çevirebilir ve yaşam kalitenizi daha çok düşürebilir. İnatçı öksürük ise boğazın tahrişine yol açar ve boğazda hissedilen acı zor anlar yaşatır. Uzun süren grip nasıl tedavi edilir sorusuna uzman doktorların açıklamaları şu şekildedir:

Öncelikle grip olan hasta tecrit edilmeli ve başkalarının sağlığını da tehdit etmemelidir.
Daha sonra uzun süren gribi geçirmek için antiviral ilaçlar kullanılmalıdır. Bu ilaçlar kısa süre içinde gribin geçmesini sağlayacak, başkasına bulaşmasını engelleyecek ve arkasında belirtilerde bırakmayacaktır.

Ağrı, burun akması, yorgunluk ve halsizlik gibi şikayetlerde ise antigribal ilaçlar, ağrı kesiciler kullanılmalı.

Eller sık sık yıkanmalı, hapşırırken kağıt mendil kullanmalı ve bu mendili hemen çöpe atmalı.

Gripte antibiyotiklerin yeri yoktur. Ancak ciddi vakalarda hekim uygun görürse antibiyotik ilaç reçete edebilir. Aksi durumda her grip hastalığında antibiyotik kullanmak yarardan çok zarar demektir.

Uzun süren grip tedavisinde bolca C vitamini tüketilmeye özen gösterilmelidir. C vitamini dopingi yapmak uzun süren grip nasıl geçer sorusuna verilebilecek en güzel ve en etkili yanıttır.

Uzun süren grip nasıl geçer?


adminŞubat 19, 2018
oksuruk-nedenleri-ve-tedavisi.jpg

3min2930

Sigara : Kuru ve kesik kesik veya balgam çıkararak öksürüyorsunuz ve bu, sabah kalktığınızda ya da sigara içtikten sonra şiddetleniyor. Sigara içenlerin öksürmesine sigara dumanında bulanan birçok zehirli kimyasal yol açar ve bundan kurtulmanın tek yolu sigarayı bırakmaktır.

Solunum enfeksiyonu : Balgam çıkararak öksürüyorsunuz ve ateşiniz 39 derece üzerinde. Çok yorgunsunuz, kaslarınız ağrıyor ve kendinizi günlük faaliyetlerinizi yapamayacak kadar hasta hissediyorsunuz. Beyaz balgam genellikle seyrini izlemeniz gereken, ama kendi kendine tedavi yöntemleriyle hafifletebileceğiniz viral enfeksiyona işaret eder. Yeşil veya pas rengi balgam çoğu kez bakteriyel enfeksiyonun göstergesidir ve antibiyotik gerektirir.

Alabileceğiniz Önlemler

Öksürürken çıkan balgamı (gece uykusu dışında) yutmayın. Buhar veya sıcak duş balgamı inceltir ve rahat öksürmeyi sağlar. İçinde balgam söktürücü olan ve reçetesiz satılan bir ilacı deneyin, ama eğer çok balgam çıkartan sürekli ya da kronik bir öksürüğünüz ya da astımınız varsa, balgam söktürücü kullanmayın bol sıvı için.

Kuru ve kesik öksürükte boğaz pastili veya (içinde dekstrometorfan bulunan) reçetesiz satılan bir öksürük ilacını deneyebilirsiniz, ancak başka ilaçlar kullanıyorsanız, mutlaka doktora danışın. Sıcak su, çay veya limonataya katılmış balı da deneyebilirsiniz.

Burun akıntısı boğazınızda tahrişe yol açtığı için öksürüyorsanız, reçetesiz satılan ilaçlar ya da antihistaminler balgamı kurutabilir.

Çocuğunuzun Tedavisi

19 yaşından küçüklere aspirin vermeyin! Reye sendromu denen ender, ama ciddi bir soruna yol açabilir. Ateş veya ağrı durumlarında bunun yerine ibuprofen ya da asetaminofen verin.

Soğuk algınlığı belirtileri yokken çocuğun ani ve şiddetli öksürmesi burnuna küçük bir kıymık veya cisim kaçmış olduğunu gösterir. Acil yardım isteyin!

Tıkanma (nefes alıp vermede zorluk çekme) küçük bebeklerde olağan bir şey olmasına rağmen sürekli öksürük pek görülmez. Eğer çocuğunuz 3 aylıktan küçükse, doktora başvurun.

Eğer çocuğunuz boğuk, ulur gibi öksürüyor ve bu geceleri şiddetleniyorsa, çocuklarda sık görülen solunum yolu iltihaplanması söz konusu olabilir.


adminŞubat 19, 2018
horlama-nedenleri-ve-tedavisi.jpg

10min3740

Normal erişkin insanların en az %45i zaman zaman horlamaktadır. %25i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.

A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok artar.). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

HORLAMANIN NEDENİ NEDİR?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MUDUR?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu “tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.” “Uyku apnesi” diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

HORLAMA TEDAVİ EDİLEBİLİRMİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralana önerilere uyulmalıdır.

1. İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.

2. Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.

3. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.

4. Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.

5. Aşırı yorgunluktan sakınmalı.

6 .Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.

7. Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.

8. Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler “ağır horlayan” olarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu allerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser ın kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Unutmayın: Horlama nefes almanın tehlikeli biçimde kesilmesidir. Horlama komik değildir, umutsuz hiç değildir.


adminŞubat 19, 2018
hickirik-singultus.jpg

3min3790

Hıçkırık, diafragmanın istem dışı olarak birden kasılması (genellikle tek taraflı) ve glotisin o an kapanması sonucu oluşan son derece kısa süreli bir olaydır. Normalde glotisin açılması diyafragmanın kapanması ile aynı zamanda meydana gelir ve hava serbestçe girer.

Nadiren meydana gelen hıçkırğın klinik bir önemi yoktur. Uzun sürecek olursa Valsalva manevrası ile (glotis kapalı iken zorlu bir nefes verme – ıkınma) veya bir kese kâğıdının içinden solumakla (yüksek CO2 yoğunluğu) geçer. Erkeklerde daha sık görülür.

Uzun süren hıçkırıkların nedenleri şunlardır:

1- Gastro -intestinal nedenler: Frenik sinirin refleks olarak uyarılması söz konusudur.

a) Mide dilatasyonu: Bol yemek, hava yutma (aerophagia), toksik, infeksiyöz veya postoperatif nedenlerle mide genişlemesi

b) Mide irritasyonu: Bol baharatlı yemek, alkol, sigara

c) İntestinal dilatasyon: Basit kabız, ileus, barsaklarda postoperatif hareket azlığı

d) Gastro – intestinal sistemin herhangi bir yerinde habis tümör

e) Özofagus hastalıkları

2— Akut peritonit

3- Sufrenik irritasyon: Abse, hiatus hernisi

4— Akut pankreatit

5— Toraks hastalıkları: Diafragmatik plörezi, mediasten tümörleri ve adenomegalisi, pnömoni, aort yayı anevrizması.

6— Nörolojik nedenler: Serebral tümör, menenjit, ensefalit, serebral kanama, medulla tümörleri, Cocsackie grubu bir virüsten ileri gelen epidemik hıçkırık. Bu sonuncusunda okülomotor parezi de bulunur.

7— Toksik nedenler: Üremi, diyabetik ketoasidoz, gut, alkol, tütün, striknin.

8- Karaciğer tümörleri, abse, diafragma altında hidatik kist, gom.

9— Dalak infarktüsü

10— Tabes

11- Gebelik, uterus kanseri,

12- Mesane irritasyonu

13- Kalp hastalıkları: Akut miyokard infarktüsü, perikarditler

14- Psikonöroza bağlı (histerik) hıçkırık: Hasta sıklıkla genç bir kadındır. Günlerce sürebilir. Uykuda hıçkırık dudur. Hastayla konuşma sırasında hastanın dikkati başka bir yöne çekilebilirse hıçkırığın durduğu görülür.