Bu haber özellikle kalp ve damar hastaları için. Yaz aylarında başlayan sıvı kabyı kalp krizini tetikleyebiliyor.
Kalp ve damar hastalığı olan kişilerde, sıcak havanın etkisiyle terleme ile birlikte vücudun aşırı sıvı kaybetmesi sonucunda kanın akışkanlığının azalmasının kalp krizine neden olabildiği belirtildi.
Yazın daha sık tüketilen sodanın içindeki sodyumun, vücutta sıvı tutulmasına neden olarak tansiyonu artırdığı için tansiyona baÄŸlı kalp yetmezliÄŸine ve beyin kanamalarına yol açabildiÄŸi bildirildi. Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı ve İç Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Deniz Kumbasar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüksek hava sıcaklığının kalp damar sisteminde bazı olumsuzlara neden olabileceÄŸini söyledi. Sıcak havanın kalp ve damar hastalıkları üzerinde doÄŸrudan etkisi olmadığını ancak vücudun sıvı kaybetmesine baÄŸlı sorunlara yol açabildiÄŸini belirten Kumbasar, “Vücutta fazla sıvı kaybı olduÄŸunda kanın akışkanlığı azalıyor. Bu azalma da kiÅŸide daha önceden kalp ve damar hastalığı olması durumunda, pıhtı oluÅŸmasına ve kalp krizine neden olabiliyor” uyarısında bulundu. Kumbasar, sıvı kaybına baÄŸlı bazı hormonlar salgılandığını belirterek, “Böbrek üstü bezinden salgılanan hormonlar, suyu tutmak için harekete geçiyorlar. Bu sırada da özellikle atardamarlarda çok fazla büzüşmeye neden oluyorlar. Bu da tansiyonun aşırı derecede yükselmesine ve yüksek tansiyona baÄŸlı hayati önem taşıyan sorunların görülmesine neden olabiliyor” diye konuÅŸtu.
“İLACIN DOZUNA HEKİM KARAR VERMELİ”
Bir kiÅŸinin günde ortalama 2-3 litre arasında su tüketmesinin saÄŸlık açısından kaçınılmaz olduÄŸunu ifade eden Kumbasar, “Kalp ve tansiyon hastalarında, terleme ve damarların geniÅŸlemesi ile birlikte kan basıncı düşebiliyor. Tansiyon hastalarının, ilaç kullanımı, sıvı kaybı ve damar geniÅŸlemesinin de etkisiyle tansiyon deÄŸerleri düşebiliyor. Bu durumda da kimi hastalar tansiyon ilaçlarını kullanmıyorlar. Bu da ani tansiyon yükselmelerine neden olabiliyor” dedi. Kumbasar, bu tür durumlarda ilaç kullanımının kesilmesine ya da dozunun düşürülmesine kiÅŸinin deÄŸil hekimin karar vermesi gerektiÄŸine dikkati çekti.
“TUZ SINIRLAMASI KAÇINILMAZ”
Kumbasar, kalp yetmezliÄŸi olanların soda tüketiminden kaçınmaları gerektiÄŸine dikkati çekerek, sodanın içindeki sodyum oranının zararlı olduÄŸunu söyledi. Tuz sınırlamasının, tansiyon ve kalp hastaları için kaçınılmaz olduÄŸunu dile getiren Kumbasar, “Vücuttaki sıvının tutulmasına neden olan sodyum, tansiyonun artmasına neden olabilir. Tansiyon yükselmesi de kalp yetmezliÄŸi, beyin kanamalarına neden olabilir. Bu nedenle, kalp hastaları, soda tüketmemeli” uyarısında bulundu. ”
“ANİ ISI FARKI TEHLİKELİ”
Kumbasar, yaz aylarında sıcak havanın etkisinden korunmak için yaylaların tercih edildiÄŸini belirterek, ÅŸunları söyledi: “3 bin metreden yükseÄŸe çıkıldığında oksijen konsantrasyonu düşmektedir. Kalp hastalarının 3 bin metrenin üzerindeki yaylara gitmesini tavsiye etmiyoruz. Çünkü, bu seviyede, atmosferdeki oksijen seviyesi azalıyor. Oksijen düzeyinin azalması sonucunda da kalbin yükü artar ve kalp yetmezliÄŸi riski yükselir, nefes darlığı görülebilir.” Sıcak kaplıca ya da hamam gibi yerlerde kalp hastalarının da dikkatli olması gerektiÄŸini ifade eden Kumbasar, ani ısı farkının tehlikeli olduÄŸunu kaydetti. Kumbasar, “Sıcaktan ani soÄŸuÄŸa geçiÅŸ, damarlarda ani büzüşmeye neden olabilir ve tansiyonu 20/25 yapabilir” dedi. Ege ve Marmara gibi yerlerde soÄŸuk deniz suyunun, damarlarda ani kasılma ve büzüşmeyle birlikte kan basıncını 13-14’ten 20/25 gibi yüksek deÄŸerlere çıkarabileceÄŸini, beyin kanaması, kalp krizi ve kalp zorlanması gibi hayati önem taşıyan sorunların görülebileceÄŸini belirten Kumbasar, denize atlamak yerine yavaÅŸ yavaÅŸ yürüyerek girilmesinin uygun olduÄŸunu bildirdi.
Bu yazı toplamda 1, bugün ise 1 kez görüntülenmiş