İşte kanseri haber veren 7 sinyal

Dünyada ve ülkemizde ölümlerde ikinci sırada yer alan kanserin tanı ve tedavisiyle ilgiyle her ÅŸey bu haberde…

 

Kanser, dünyada ve ülkemizde kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada görülen ölüm sebebi. Ancak kafaları kurcalayan bir soru var. O da; “Tedavi edilebilir mi?” ÅŸeklinde… Erken tanı ve doÄŸru tedavi ise çok önemli:

Evet… Tıp alanındaki ilerlemeler ve keÅŸifler sayesinde kanser artık tedavi edilebilir bir hastalık. Yine de kaba bir deyiÅŸle, her üç kiÅŸiden biri hayatının bir döneminde kanserle karşılaşıyor ama yaklaşık sekiz kiÅŸiden biri kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Yani her kanser ölümle sonuçlanmadığı için, kanserden ölüm sıklığı, kanser görülme sıklığını yansıtmamaktadır. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde kanser görülme oranı yüz binde 400 civarındadır. Bizde ise bu oran yüz binde 200 civarında tahmin edilmektedir. Bu da her yıl yaklaşık 150 bin yeni kanser hastası demektir. Medical Park Bursa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Güven Atasoy, kanser hakkında merak edilenleri yanıtladı:

Kanser nasıl oluşur?

Normalde, canlıların vücudundaki hücrelerin pek çoÄŸu, çoÄŸalır, ömürleri tamamlanınca da ölüp yerlerini yeni hücrelere terk eder. Bu düzen, hücrelerin çekirdeklerinde bulunan kromozomlar üzerine yerleÅŸik genlerin komut ve yönetimindedir. EÄŸer hücreler doÄŸru olmayan komutla yönlendirilirse, iÅŸlevlerindeki normalden sapmalar yaÅŸamın düzenini bozarak kanseri de içeren birçok hastalığa sebep olur. Kanserli dokunun hücreleri kontrolsüzce çoÄŸalır. Bu nedenle, kanserin baÅŸlayışını araÅŸtıran son yıllardaki çalışmaların büyük bir grubu hücrenin içyapı ve iÅŸleyiÅŸ ÅŸekline yönelmiÅŸtir. Bu çalışmaların sonuçlarına göre, kanseri “baÅŸlatıcılar” ve “baskılayanlar” arasındaki uyumun bozulması hücrenin kanser hücresine dönüşümünü gerçekleÅŸtirmede olasıdır. BaÅŸlatıcılar hücrede bulunan fakat baskı altında tutulan kanser yapıcı genler, hücre ölümsüzlük genleri ve hücre büyüme faktörleridir. Hücrenin kanser hücresine dönüşünü baskılayanlar tümör baskılayıcı genler, planlanmış hücre ölümünü düzenleyen genler ve hücre büyüme faktörlerinin baskılayıcılarıdır. BaÅŸlatan etken ne olursa olsun sonuçta normal hücrelerden önemli farklar gösteren kanser hücreleri oluÅŸur. Normal hücrelere oranla daha az özelleÅŸmiÅŸ, sınırsız çoÄŸalma ve doÄŸal bağışıklık olanaklarından kaçabilme yeteneklerine sahip kanser hücreleri önce bulundukları dokuya sığamayarak bir kitle, bir süre sonra vücudun baÅŸka dokularına giderek yeni kitleler (metastaz) yaparlar.

Nasıl korunacağız?

Kanser oluşumu için risk taşıdıkları düşünülen bu faktörlerden insanda ve laboratuvar araştırmalarında kanserle bağlantısı gözlenmiş olanlar kabul edilebilir, fakat kanserle bağlantısı kanıtlanmamış olanlar şüpheli risk faktörleridir. Ancak bu gözlem, araştırma ve görüşler yüksek riske sahip olanların mutlaka kanser olacakları ya da düşük riskli olanların kanser olmayacakları anlamını getirmez. Hücrelerin yapısı ve çalışmasından köken alan kişisel risk faktörleri kontrol edilemeyeceği için korunmak mümkün değildir. Kişisel faktörlerin önde gelenleri yaş, zaman ve ailedir. Yaş ve zaman hiçbir zaman kontrol edilemez ve bu nedenle korunamaz. Ancak, ailesel risk faktörlerine karşı bazı önlemler alınabilir. Büyükbaba ve büyükanneden başlayarak anne, baba, kardeşler, amcalar, dayılar, halalar, teyzeler ve ilk kuşak kuzenleri içine alan bir liste yapılır, eğer bir tanesinde kanser varsa, tipi ile birlikte kaydedilir, iki taneden fazla kanser çıkarsa bu konudaki bir uzmanla görüşülmelidir. Çevreden köken alan çevresel risk faktörlerini kontrol edebilmek için geniş olanaklar vardır. Bu grup faktörler arasında yaşanan çevrenin getirdiği riskler yanında önde gelenler besinler ve beslenme şekli, sigara önde olmak üzere diğer bazı alışkanlıklar ve radyasyona maruz kalmadır. Bunlardan başka hormonların dengesini dıştan müdahaleler ile bozmamak gerekir. Güneşin ultraviyole ışınları, özellikle iş yerleri ile bağlantılı bazı kimyasal maddeler ve kanserlerde rolü olduğu düşünülen virüsler dikkate alınmalıdır.

Erkek ve kadın farklı hissedebiliyor

Haberci belirtileri olmayan fakat yüksek riskli olan erkek ve kadınlarda kanserin erken teşhisi için bazı öneriler, zaman zaman bazı değişiklikler göstermekle beraber, temel olarak güncelliğini korumaktadır:

Yaş 20-39 (kontrol aralığı 3 yıl): Kadınlarda; ağız boşluğu, tiroit bezi, lenf bezleri ve yumurtalıklar önde gelmek üzere genel muayene ve ayrıca memelerin her ay kendi kendine kontrolü, PAP testi Erkeklerde; ağız boşluğu, tiroit bezi, lenf bezleri, testisler ve prostat önde gelmek üzere genel muayene.

Yaş 40-50 (kontrol aralığı 1 yıl): Kadınlar için yukarıdakilere ek olarak makattan tuşe ile muayene ve memelerin doktor kontrolü, kontrol aralığı 1-2 yıl olarak mamografi, ayrıca menopoz döneminde kürtaj ile rahim kontrolü. Erkekler için yukarıdakilere ek olarak makattan tuşe ile prostat muayenesi.

Yaş 50 ve üzeri (kontrol aralığı 3-5 yıl): Kadınlarda yukarıdakilere ek olarak dışkıda kanama testi, kalın barsak endoskopisi ve mamografi. Erkeklerde yukarıdakilere ek olarak dışkıda kanama testi, gerekirse kalın barsak endoskopisi.

KANSERİN 7 HABERCiSi

Kanser için bütün ülkelerce kabul edilmiş özel tehlike işaretlerinin, diğer bir deyimle kanserin 7 habercisinin;

•Bağırsak ve mesane alışkanlıklarının değişiklikleri,

•İyileşmeyen yaralar,

•Zamansız kanama ve akıntı,

•Meme veya başka yerde sertlik,

•Hazımsızlık veya yutma güçlüğü,

•Benler veya bir siğilin belirgin değişikliği,

•Hırıltılı öksürük veya ses kısıklığı belirtilerinden her hangi birinin varlığında kişiler bir doktora başvurmalıdır.

Evreleri önemse

Kanserden mutlak korunma söz konusu olmadığına ve tüm kanserleri engelleyecek bir aşı henüz bulunmadığına göre, kanserde erken tanı elimizdeki belki de en önemli silah olma özelliğini korumaktadır. Her kanser tipi ayrı özellikler göstermekle beraber, genellikle kanser hastalığının gidişi dört klasik evreye ayrılır:

Evre I: Kanser, başladığı yerde sınırlı kalmıştır.

Evre II: Kanser, başladığı ortamdan etrafındaki dokulara doğru ilerlemiştir.

Evre III: Kanser, bölgesel dokulara ve lenf bezlerine tam yayılım vardır.

Evre IV: Kanser, diğer dokular ve organlara ulaşmıştır ve metastaz denilen olay gelişmiştir.

Kanserde erken tanı tedavi şansını arttırır ve tedaviyi kolaylaştırır, doku ve organ kaybını önler, tedavi giderlerini ve ölüm oranlarını düşürür. Bugün sıklıkla görülen birçok kanserde erken tanı gerçek anlamda hayat kurtarmaktadır. Erken tanı için belirli aralıklarla sağlık kontrolü yalnız kanser için değil, genel sağlık için uygulanması gerekli olan görüştür.

Farkındayız, kanseri yeneceÄŸiz…

Bilgi eksikliÄŸi, korku ve ihmal gibi nedenlerle insanların doktora zamanında baÅŸvurmamaları kanserin tedavisini güçleÅŸtirir. Hepimizin, adını aÄŸzımıza almaya korktuÄŸumuz hastalıkların başında gelir kanser. Açıkçası benim de böyleydi… Biz ne kadar aÄŸzımıza almasak da kanserin adını duymamızı hiçbir ÅŸey engelleyemiyor. Bir gün bir yakınımızın kapısını çalıyor… Ve belki de bir gün bizim kapımızı çalacak! Kanseri araÅŸtırmayan bir insan için bunun ne denli korkutucu olduÄŸu aÅŸikardır. Ancak, araÅŸtırınca ve geliÅŸen tıp teknolojisinin de tesiriyle bu hastalıktan da artık eskisi gibi korkmanın manasız olduÄŸunu gördüm. Buna raÄŸmen yine de halk saÄŸlığı yönünden kanserin önemi; bazı kanser türlerinin sık görülmesidir. Bu açıdan bakıldığında kanser dünyanın ve ülkemizin en önemli saÄŸlık sorunları arasında yer almaya devam ediyor. Kanserle savaÅŸabilmek, zararlarını azaltabilmek için halka hastalığın önemini ve kanserle savaÅŸ yollarını anlatmak gerekiyor.

Çare zakkum tenceresi mi?

Suiistimale son derece açık bir konu olmasından dolayı, bugün her ülkede, hiçbir bilimsel temeli olmayan ve araştırmalara kapalı yöntemlerle kanserde şifa sağladığını iddia eden kişiler bulunduğunu itiraf etmek gerekiyor

Uluslararası Kanserle SavaÅŸ BirliÄŸi’nin açıklamasına göre, Kuzey Amerika ve Batı Avrupa ülkelerinde dahi kanser hastalarının %50 kadarının etkinliÄŸi kanıtlanmamış yöntemleri kullandıkları sanılıyor. Bu yöntemler bilimsel yöntemlerin yerine veya onlara ek olarak kullanılıyor ve bu uygulamalar çok defa doktorların bilgisi dışında yapılıyor. Bu kiÅŸiler, doÄŸal ürünleri uyguladıklarını, ürünlerinin yan etkilerinin olmadığını, bu ürünlerin hastaların savunma mekanizmalarını harekete geçirdiÄŸini, ürünlerinin her çeÅŸit habis hastalığa ve ayrıca bu gruptan tamamen ilgisiz diÄŸer birçok hastalığa etkili olduÄŸunu iddia etmektedirler.

CİDDİYE ALMAYIN

Bir sır veya mucize olan tedaviyi, buluşları çalınabileceği için, yalnız kendilerinin verebileceklerini ifade ederler, tedavi ile şifa sağladıkları eski hastalarından mektuplar ve şahitlere sahip olduklarını ileri sürerler, tanınmış kişileri bu düşünce ve yöntemlerin destekleyicisi olarak gösterir ve başarısızlıklarını yönteme değil, hastaya yüklerler. Klasik tıbba karşı ciddi bir sorun olan bu uygulamalara hastaların yaklaşımı için çeşitli nedenler var. Önde gelen neden korkudur. Çünkü, genelde kanser birçok kişiye göre kısa sürede ağrılı ölümle eş anlamlıdır ve doktorun iyileşme için güvence veremediği durumlarda korku daha çok artar. Ayrıca, klasik kanser tedavisi şekil bozukluğu, yanık, bulantı ve kusma, saç dökülmesi seksüel yetmezlik endişesi ve bağışıklık sisteminin bozulması gibi sonuçlara da varabileceğinden, hasta bilimsel tedavi süresince kendisinin yapabileceği çok az şey olduğunu düşünerek tedavi ve iyileşme yolunda daha aktif olacağı olanakları sunan yöntemleri tercih edebilmektedir.

UZMANDAN ÅžAÅžMA

Ancak, bu kiÅŸiler, bu çare ve yöntemler ÅŸifa saÄŸlayamadıkları gibi, ayrıca, kalifiye bir doktorun tedaviye baÅŸlayarak ÅŸifa elde etme zamanını ve ÅŸifa olanağını da azaltırlar. Bu nedenlerle, kanserin ne olup/olmadığını ve bilimsel tıbbın ne olduÄŸunu ve ne yaptığını çok iyi bilmek gerekir. Her ne kadar “doÄŸaya dönüş” günümüz modası olsa da bilim ve teknoloji inançsızlığını da kabul etmek mümkün deÄŸildir. Bu alanda ileri düzeyde olan ülkelerde kanserin gerek tanı gerek tedavi olanakları için milyarlarca dolar sarf edilirken, sorunu mutfakta kaynayan ısırgan otu veya zakkum tenceresi, öldürülen kaplumbaÄŸa kanı ve benzeri kanıtlanmamış çareler ile çözmek mümkün deÄŸildir. Kanser tedavisi konunun uzmanları olan doktorlar tarafından yapılmalıdır. Bilim ve akıl yolundan sapmak, yalnızca zaman kaybına ve bilimsel gerçeÄŸin ışığından uzaklaÅŸmaya yol açar.

Tedavide geç kalmayın…

Kanserde erken teşhis tedavi şansını arttırır, kolaylaştırır, doku ve organ kaybını önler ve sakatlık bırakmaz, tedavi giderlerini azaltır. Kanserde daha güvenilir teşhis yöntemleri ve daha etkili tedavi şekilleri her geçen gün yeni bir aşama göstermektedir.

Cerrahi Onkoloji: Genellikle organ kanserlerinde ilk tedavi seçeneğidir. Bu tedavide kanserli doku ve yöresel lenf bezleri ameliyat ile çıkarılır.

Radyasyon Onkolojisi: Kanserli doku ve yöresel lenf bezlerindeki kanser hücrelerinin çoğalmasını önleme ve öldürülmesine yönelik radyoaktif ışınlama tedavisini uygulayan uzmanlık dalıdır.

Tıbbi Onkoloji: Kanser ilaçlarını uygulayan uzmanlık dalıdır. Ayrıca kanserlerin bir grubu yalnız ilaçlarla tedavi edilebilmektedir. Tıbbi onkoloji uzmanlığının tedavide kullandığı ilaçların sayısı, alanı ve uygulama yöntemleri gün geçtikçe genişlemektedir.

Kemoterapi: Tıbbi onkolojinin uyguladığı ilk tedavi yöntemidir. Kanser hücresinin öldürülmesine yönelik ilaçlarla yapılan bu tedavi son yıllarda büyük aşama göstermiştir. Kemoterapi ameliyatlar ile birlikte de kullanılmaktadır. Erken dönemde teşhis edilen hastalarda, saptanması mümkün olamayan mikroskobik yayılmalar olabilir görüşü içerisinde, birçok kanserde ameliyat sonrası kemoterapi uygulanmaktadır. Aynı görüş içerisinde ya da ameliyat edilemez durumda olan hastalarda ameliyat öncesi kemoterapi yapılmaktadır. Kemoterapi bazı kanserlerde radyoterapi beraberliğinde uygulanmaktadır. Ayrıca kemoterapinin tek başına sonuç aldığı bazı kanserler de vardır.

Biyolojik tedaviler:

Biyolojik tedavilerde temel yaklaşım insanın normal hücrelerinin bütünlük ve çalışmasını bozmayacak şekilde sonuca ulaşmaya yöneliktir. Biyolojik düzenleyiciler adı altında toplanan ilaçların kanser hücresini öldürmekten çok genellikle tümörün gelişim olayına etkili oldukları kabul edilmektedir. Bu grupta vücudun temelde mevcut olan savunma sistemini düzenleyen veya eksiklerini tamamlayan bağışıklık uyarıcılar, bozuk genleri onaranlar, hücre bölünmesini durduranlar, tümör dokusunun damar yapmasını önleyiciler, kanser hücresini intihara zorlayanlar ve yayılmayı engelleyenler bulunmaktadır.

Hormonlar: Bir grup kanserin hormon bağımlı olduklarını bilinmektedir. Bu grup kanserlerin tedavisinde hormonların sentezini veya etkisini önlemeye yönelik ilaçlar kullanılmaktadır.

Ve beslenme…

Görgüler ve araştırmalara dayalı sayısal değerlendirmelere göre, kanserin olası sebepleri arasında dengesiz beslenme yüzde 35 oranında yer tutmaktadır ve dengesiz beslenmenin yanına bazı yaşam alışkanlıkları eklenirse bu oran yüzde 85 değerine kadar yükselmektedir.

Antioksidanlar: İnsanda DNA yapılarını değiştirerek tümör gelişmesine zorlayan maddelere karşı vücudu korudukları varsayılıyor.

Fitokimyasallar: Antioksidan, besin koruyucu ve kanser yapıcı ajanlara karşı engelleyici etkileri olabileceği bildirilmektedir. Domates, maydanoz, portakal gibi koyu sarı, yeşil meyve ve sebzelerde karotenoidler; brokoli, lahana, şalgam gibi turpgiller grubunda indoller; yeşil çay, soğan, elma, fasulye gibi meyve ve sebzelerde flavonoidler; limongiller ve trunçgillerde biflavonoidler; soğan ve sarımsakta alisin; yeşil yapraklı sebzelerde lutein; soya fasulyesinde isoflavonlar; ahududu gibi mavi ve kırmızı meyvelerde ve sebzelerde antosiyaninler; zeytinde, limongillerde, baklagillerde fenolikler ve domateste likopen gündemde olanlardır. Yüksek fitokimyasal maddeli yiyecekler brokoli, dutlar, soya kabukları, armutlar, şalgamlar, kereviz, havuç, ıspanak, zeytinler, domates, mercimek, sarımsak, kayısı, soğanlar, soya fasulyesi, yeşil çay, şeftali, kıvırcık ve Brüksel lahanadır.

Omega-3 yağ asitleri: Deniz ürünleri, keten tohumu yağı ve fasulyede bulunan bu asitlerin meme ve prostat kanserleri risk ve gelişmesini önlemede rolleri olabileceği bildirilmektedir.

 PR: wait…  I: wait…  L: wait…  LD: wait…  I: wait… wait…  Rank: wait…  Traffic: wait…  Price: wait…  C: wait…

Bu yazı toplamda 32, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Yorum Yap

« Tuba Büyüküstün mü Beren Saat mi?
‘Recep İvedik 3′ rekorla baÅŸladı »