Sessiz ve sinsi düşman II

Göğüs kanseri erken teşhis edilip doğru şekilde tedavi edilirse hastanın çok daha fazla tedavi olasılığı ve tam anlamıyla iyileşebilmek için daha çok şansı vardır. Bu yüzden göğüs kanserini mümkün olduğunca…

Göğüs kanseri erken teşhis edilip doğru şekilde tedavi edilirse hastanın çok daha fazla tedavi olasılığı ve tam anlamıyla iyileşebilmek için daha çok şansı vardır. Bu yüzden göğüs kanserini mümkün olduğunca erken bir evredeyken yakalayabilmek önemlidir.

Göğüs kanserini erken teşhis edebilmek için kadınlara çok önemli işler düşüyor. Öncelikle her kadınını göğüs kanseri konusunda bilgi sahibi olması, bu konuda doktoru ile görüşmesi, belirtilerini ve kendisini nasıl izlemesi gerektiğini bilmesi ve düzenli aralıklarla doktor kontrolüne gitmesi gereklidir. Doktorlar önerilerini, kadının yaşına, genel ve geçmişteki sağlık durumuna ve diğer bazı faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Doktorunuzun tavsiyelerini dinlemeli, risk faktörünü artırıcı unsurlardan uzak durmalısınız.

Belirtiler
Erken dönemde göğüs kanseri genellikle ağrı-sızıya sebep olmaz. Hatta ilk evrelerinde göğüs kanserinin herhangi bir belirtisi yoktur bile diyebiliriz. Ancak hastalık ilerledikçe bazı belirtiler ortaya çıkmaya başlayacaktır. Bu belirtilerin en önemlilerini şöyle sıralayabiliriz:
– Göğüs veya koltuk altında bir kitle ya da setlik oluşumu,
– Göğsün boyunda ya da biçiminde ortaya çıkan değişiklik,
– Göğüs başında akıntı,
– Göğüste, koyu renkli bölgede ve başında renk değişimi, göğüs derisinde hissedilen diğer farklılıklar.

Bu belirtilerden herhangi birinin kendinde olduğunu hisseden kadınların hemen doktorlarına görünmeleri gerekir. Bu belirtilerin kanserden olup olmadığını ancak bir doktor teşhis edebilir.

Elle muayene nasıl olur?

Meme kanserinde erken teşhisin önemi büyük olduğuna göre, kadınların ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerekir. Dr. Can Gürbüz, böylece memede ortaya çıkan bir kitlenin çabucak farkedileceğini belirtiyor. “Muayeneden önce, memenizin yapısını ve şeklini bilmeniz gerekir. Böylece değişiklik olduğu zaman hemen ayırt edebilirsiniz. Memenin büyüklüğü, hassasiyeti, hatta yapısı ay içindeki hormonal değişikliklere bağlı olarak değişir,” diyen Gürbüz, muayeneyi ayın belli günlerinde yapmak gerektiğini de ilave ediyor. Buna göre, adet gören kadınlar adet bitimini takriben ilk beş gün içinde muayeneyi yapabilirler. Östrojen alan kadınlar ise hormon almadıkları gün muayene olmalılar. Adet görmeyen kadınlar ve her gün östrojen alan kadınlar ayın ilk haftası muayene olabilirler.

Banyoda muayene
Banyo yaparken eller ve meme sabunlu ve kaygan olduğu için muayene daha kolay olur. Ayakta dururken muayene edilen meme tarafındaki el enseye konur. Muayene eden diğer elin işaret, orta, yüzük parmakları birleştirilerek, küçük dairesel haraketlerle memeye haifiçe bastırıp kaydırılır ve meme dokusu hissedilir. Bu hareket aynı yönde tekrarlanarak devam edilir. Özellikle memenin üst dış tarafı, yani koltuk altına yakın kısmı, ayakta daha kolay muayene edilebilir ve meme kanserlerinin yaklaşık yarısı burada yer alır. Tüm meme bu şekilde incelendikten sonra, meme başı etrafı aynı şekilde bastırılarak muayene edilir. Son olarak meme başı hafifçe sıkılır ve herhangi bir akıntı olup olmadığı gözlenir.

Banyodan sonra muayene
Banyodan çıktıktan sonra, belden üstü soyunmuş olarak bir ayna karşısına geçilir. Kollar her iki yanda serbest sarkıtılarak her iki meme incelenir. Meme boyutlarında, renginde, derinin görüntüsünde değişiklik olup olmadığı gözden geçirilir. Kadınların çoğunda her iki meme boyutu eşit değildir ve bu tamamen normaldir. Ayrıca memede ve meme başında çekiilme, çöküntü veya kabarıklık araştırılır. Daha sonra her iki el bastırılıp, göğüs kasları kasılır ve bu şekilde her iki meme tekrar incelenir. Her iki kol yukarı kaldırılarak meme incelenir. Son olarak iki el ensede birleştirilir ve enseye hafifçe bastırılır, memenin kenarları incelenir. Meme başı ve çevresi baş parmak ve işaret parmakları arasında hafifçe sıkılarak öne doğru çekilir ve meme başından akıntı olup olmadığı incelenir.

Yatarak muayene
Ayakta muayene tamamlandıktan sonra, düz bir zemin üzerine yüz yukarı bakacak şekilde yatılır. Muayene edilecek meme tarafındaki el enseye konur. Muayene edilecek taraftaki kürek kemiği altına katlanmış bir havlu veya küçük bir yastık konur. Muayene eden diğer elin işaret, orta ve yüzük parmakları birleştirilip, küçük dairesel hareketlerle, saat yönünde, memenin her tarafı ayaktaki gibi muayene edilir. Daha sonra diğer memede muayene edilir.

Kadınların doktorlarına:
– Mammografi (göğüs röntgeni)
– Doktor veya hemşirelerin yapacağı göğüs muayenesi
– Kendi kendine elle yapacağı göğüs muayenesi konusunda danışmaları gereklidir.

Mammografi vücudun diğer bölgelerine çekilenden daha farklı bir röntgen türüdür. Burada bir tanesi göğsün yan yüzeyinden diğeri ise üzerinden çekilen iki ayrı röntgen söz konusudur. Mammografinin çekilebilmesi ve başarılı bir sonuç alınabilmesi için göğsün iki plaka arasına iyice sıkıştırılarak sabitlenmesi gerekir. Sıkıştırılma sırasında bir acı hissedilse bile işlem sadece bir kaç saniye sürdüğünden acı kalıcı olmaz. Pek çok vakada mammografi göğüste var olan bir tümörü hiçbir belirti vermeden ve hissedilmeye başlamadan önce teşhis eder. Mammografi ile göğüste oluşan küçük kalsiyum birikimlerini de saptamak mümkündür. Mikrokalsifikasyon adı verilen bu durum gelecekte oluşacak olan bir kanserin ilk habercisi olabilir.

Mammografiyi sadece bu konuda özel eğitim almış kişilerin çekmesi uygundur. Mammografi gerçekten çok gelişmiş ve mucizevi sayılabilecek bir aygıttır ancak yine de sadece ona güvenmek yeterli olmayabilir. Çünkü bazı durumlarda göğüste oluşan anormalikwlerin mammografi ile tesbiti mümkün olmayabilir. Bu yüzden göğüs kanserinin erken teşhisinde doktor muayenesi de çok önemli rol oynar.

Aynı şekilde doktor muayenelerinin arasında kalan dönemlerde de kadınların kendi kendilerini muayene etmeleri gereklidir. (Bu muayenenin doğru şekilde nasıl yapılabileceğini ilerleyen sayfalarda şekillerle anlatacağız) unutmamak gerekir ki her kadının göğüs yapısı birbirinden farklıdır. Anı şekilde göğüsler yaşla, adet dönemi ile, doğumla ve menopozla ya da hormon içeren ilaçların kullanımı ile değişiklik gösterir.

İki göğsün birbirinden farklı boy ve şekilde olması gayet normaldir. Adet dönemi öncesinde ve süresince göğüslerin acıması, ağrıması ve hissiyatının artması da normaldir. İşte bu sebeplerden kadınların göğüslerinde ne gibi önemli değişiklikler olduğunu fark etmeleri kimi zaman zor olabilir. Oysa her ay düzenli kendi kendini muayene eden kadınlar zamanla göğüslerinde neyin normal neyin anormal olduğunu anlayacak kadar tecrübe sahibi olurlar. Göğsünde anormal bir faklılık bulan kadınların muhakkak doktora başvurmaları gerekir.

Sessiz ve sinsi düşman II

Aliexpress WW

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *